Şöyle bir düşündüm de o zamanlar yerli malı dizimiz çok olmadığından gerek, sıklıkla yabancı diziler seyredilirdi. Perihan Abla, Bizimkiler, Ayşegül-Ali Atik ailesi ve Susam Sokağı'ndan başka süreli yerli yayın hatırlamıyorum. Perran Kutman'ın Müstesna karakterini oynadığı "Kızlar Yurdu" falan sonra sonra çıkmıştı.
Benim izlediğim bazı dizileri hatırlıyorum.
1- ALF: Çocukken kardeşimle evimizde bir Alf olmasını ne kadar isterdik. Aslında Alf'in bir kukla olduğu ve o kendine has sesinin Müşfik Kenter'e ait olduğunu öğrenmemiz yıllar almıştı.
2- Charles İş Başında: Kaç çocuklu bir aileydi, çocuklar kaç yaşındaydı hepsi zihnimden uçup gitmiş ama şimdi baktığımda musluk tamircisinden hallice olan 3 K Komik-Karizmatik-Kool (gruba uysun diye) yakışıklı erkek bakıcı Charles hala aklımda:) Hatta sanırım bir ara Cem Davran'ın başrol oynadığı yerli versiyonu da yapılmıştı bunun.
3- Miami Vice:Bu diziden aklımda kalan yegane iki şey 3 beden büyük vatkalı ceketler giyen yakışıklı sarışın polis Don ve beyaz spor arabası. Şimdi bakıyorum da aslında adam o kadar da yakışıklı, arabası da o kadar güzel değilmiş:)
4- Mavi Ay: Ama Bruce Willis öyle mi ya? Şimdi de baksen aynı o zaman da baksen aynı:) Dizideki sesi, yandan yandan gülüşü, zeki esprileri bunca yıl idare etti adamı. Hala kendisini seviyorsak David Addison yüzündendir. Mübarek Cuma gecelerimizde tüm kadın ırkını günaha sokan David zihnimizde çivilenmişken ortağı olan kadının kim olduğu neyin nesi olduğu, sonsuza kadar önemsiz bir ayrıntı olarak kalacaktır:)
5- Altın Kızlar: Bir tanesi saf salak (Rose), öbürü olgun ve mantıklı (Dorothy), bir diğeri çapkın (Blanche) ve en sonuncusu çılgın bunak (Sophia) olmak üzere dört yaşlı kadının maceraları neden bize bu kadar eğlenceli gelmişti ki acaba? Belki de standart Türk yaşlı portföyüne uymadıkları ve 70 yaşında hala seks yapabildikleri içindir kimbilir!
6- Manuela: Bu diziyi de herkes bilmez ama bir dönem oldukça popülerdi. Biri düz uzun saçlı, diğeri aynısının kıvırcığı ikiz kardeşler Manuela ve İsabel'in, ortak kocaları kıvırcık kafalı çirkin adam Fernando yüzünden aralarına husumet girmişti. Zaten ikisini de aynı kadın oynuyordu. Kötü kalpli İsabel, masum ve gerçek dışı derecede iyi niyetli kardeşine az çektirmemişti. O küçücük ince dudakların büzüş büzüş titrediği ağlama sahneleri ne feciydi yarebbim.İsabel bir kazada yüzünün yarısını kaybetmişti. Bu yüzden saçlarını Bergen usulü tarayıp yaralı tarafını kapatıyordu. Bir sahnede yüzünü açmıştı da o ucuz makyajlı yaralı yüz 3 gün rüyama girmişti.
7- Hayat Ağacı: Sanırım bu dizi sadece Türkiye'de bu kadar popülerdi. Çünkü yıllar içinde tanıdığım hiçbir yabancı uyruklu arkadaşıma Kayl, Sam, Adam ve Maya karakteri tanıdık gelmedi.Hikaye tamamen aklımdan silinmiş, sadece Kayl ve Sam'in yattığı sahne kalmış. Çocukluk işte!
8- Kara Şimşek: Resmi arabaların önünde yanıp sönen kırmızı ışığın halen hepimize anımsattığı Kara Şimşek (ya da Kara Kit). Çocukken oynadığı oyunlarda saatiyle konuşmayan erkek çocuk kalmış mıdır?
9- A Takımı: Aklımda bölük pörçük sahneler var. Mesela bir helikopter sahnesi olurdu hep. Murdoch diye bir deli vardı. O kullanırdı helikopteri. O zamanlar Biyey diye telaffuz ederken aslında B.A. diye yazıldığını bilmediğimiz yürüyen kuyumcu, sevimli ayıcık. Bi tane sarışın vardı, onu hep kadınlara karşı kullanırlardı. Ama ben en çok grubun beyni Hannibal'i severdim. Daima kafası çalışan adamları sevip kafası çalışmayan bir adamla evlenmem ne kadar ironik:))
10- Mac Gyver: Kibrit çöpünden dinamit yapabilen adam. Evde yaptığımız salak deneylerin suçlusu. Serseri seni:)))
11- Cosby Ailesi: Bence süper bir diziydi. Olsa yine aynı keyifle izlerim. En küçük kıvırcık cimcime tüm ailenin sevgisini kazanmış, gittiğimiz tatil beldelerindeki tüm zenci çocuklar kendisine benzetilmişti. Aklı havada ergen oğlanın adı Teo'ydu da kızlardan hangisi Vanessa hangisi Ruby'di unuttum.
12- Emret Bakanım: Bu da babamın favori dizisiydi. Genel Türk espri anlayışına aykırı esprileri anlamakta zorluk çeksek de babam katıla katıla güldüğü için biz de gülerdik:)
13- Jeffersons: Bu diziyi de benden başka anımsayan var mı acaba? Gerçi benim de ufak tefek ördek yürüyüşlü Jefferson karakterinden başka bişey anımsadığım yok ya!
14- İlk Öpücük: Salak saçma gençlik dizilerinin başını çeken, tanıdığım tüm annelerin izlenmesine yasak koyduğu ve habire öpüşülen bu yüzden de tarafımızca pek sevilen dizi. Okuldan gelince binbir hevesle tvnin karşısına geçerdim de annem "sen yine mi bu ahlaksız diziyi seyrediyorsun" diye çemkirirdi:)) Jerome, Annette, Luc hatırladığım üç isim. Gördüğünüz gibi ben ana kadın karakterleri genelde bilinçaltımın en derinlerine itmişim:)) Ben Luc severdim. Sarışın karakterleri genelde sevmezdim zaten. Gerçi Luc de esmer bomba sayılmazmış ama mevut imkanlar dahilinde beğenmişiz demek ki!
15- Gençlik Rüzgarları: İlk Öpücük'ten sonra başlarda biraz çakma gelmişti, sonra sonra alıştık. Helene ve Sebastian isimleri size bişey anımsattı mı?
16- Evimiz Hollywood'da: İlk Öpücük'teki öpüşme sahnelerinden dehşete düşen ebeveynler yıllar içinde öpüşmeyi aratan bu diziyle Türk gençliğinin ahlakının çöktüğüne inandılar. Brenda, Brandon, David, Dylan, Kelly, Steve hiç unutulmadı. Dylan, Aşkın Nur Yengi'nin "serserim benim", Yıldız Tilbe'nin "delikanlım" şarkılarında bahsi geçen asi ve olgun adam; Brandon, saf ve güzel çocuktu. Kızlar Brandoncılar ve Dylancılar olarak ikiye bölünmüştü. Ben uç tarafları sevmeyen her zamanki liberal duruşumla Davidci olmuştum. David yüzünden başlayan çıkık çene tutkum yıllar içerisinde Chris O'donnell'e kaydı.
19- Muhteşem İkili: Kuzen Larr'yi hatırladınız mı? Bir de bu dizinin fragmanında Londra sokaklarında şiddetli rüzgar adamların şapkalarını falan uçuruyordu. Londra'nın iklimini coğrafya dersinden değil Muhteşem İkilli'den öğrenmişimdir ben.
20- Booker: Bu diziden tek aklımda gelen şey şu aşağıda gördüğünüz bakış. Bir de posteri vardı duvarımda. Adam güler miydi, konuşur muydu, ne iş yapardı bilmiyorum. Sırf şu bakış yüzünden 5 sene kadar duvarımda boşu boşuna yer kapladı.
Sihir, büyü, cadılar alemini de unutmayalım. Daha bu medyumlar, astrologlar ortaya çıkmadan çok daha önce istediğinde ortadan kaybolabilen Görünmez Adam, burnunu sağa sola titreştirebilen Tatlı Cadı, şöyle parmaklarını birbirine dokundurdukça zamanı durdurabilen kızımız vardı mesela. Bir de başkalarının düşüncelerini okuyabilen bir kız vardı. Aynı düşünce okuyabilme yeteneğine sahip olmak için her gece dua ederdim. Allahım ne kadar kuş beyinliymişim! (İç sesim: -mişim derken?:)
Bir de arkası yarınlar vardı. Stephanie, Brook, Victor, Rich, Maria gibi isimlerin hangisinin hangisine ait olduğunu çok şükür ki unuttuğum Yalan Rüzgarı, Cesur ve Güzel, Zenginler de Ağlar zincirlemesi...Bir bölümü bile kaçırılmaz, her platformda konusu geçer, toplu izleme ayinleri falan düzenlenirdi. Sinsi sinsi bakan ince dudaklı bir yılan, bir sütten ak pürü pak sarışın güzel kadın, bıyıklı koca kafalı bir baş adam ve dedikoducu hizmetçiler gibi olmazsa olmaz karakterler vardı. Siyah elbise üstüne beyaz önlüklü hizmetçi figürü de ordan girdi hayatımıza.
Şu yukardakilerin yeri doldurulmaz da arkası yarınları düşündükçe Süleyman'ın eteğini öpsek yeridir.
Benim yazmadığım, sizin başka hatırladığınız var mı?


















34 yorum:
ellerine sağlık canım.annemde yanımdaydı onunla bol bol sohbet ettik bu post üzerine.hey gidi günler:)
Sen harikasın ya, aldın beni nerelere götürdün.Emret bakanımı ben de çok severdim, nedense çok da gülerdim.Bizim zamanımızın gençlik diizleri bile ne masummuş, gossip girllerin yanında.Neyse bunlar dışında görevimiz tehlike, full house, zeyna, 7th heaven da sayılabilir.Ama ben bir Northern Exposure(alaskada zorunlu hizmet yapan doktor joel) olsa, bir saved by the bell(zil çalınca çok güzeldi ya) olsa yeniden izlerim.Aslında ne kadar da çokmuş
yaaa bu ne be reyhan yemin ederim ilk okul orta okul lise hepsine gidip geldim resmen:)İlk öpücük ,gençlik rüzgarları saat 4.30 gibi başlardı Kri kri aşkım vardı.bide Evimiz Hollywood'da vay be nasıl geçmişzaman aaaa ben bi de bizim evin(full house) hastasıydım.O evde olmayı çok isterdim koca halimle bile:)jetgiller çizgi film.hele manuela ahahahah ben aynı olmasına karşın isabeli daha beğenirdim.bak şimdi bu arada asıl dizileri unutmuşsun marimar ,maria mercedes.Maria La Del Barrio kötü kadın soreaydı muhahahahah .ay nasıl eğlendim.Seni seviyorum ya:)))
.
Hafızan da pek kuvvetli maşallah ben bunnu onda birini bile hatırlayamam ama geçmişe götürdün sağol Reyhan.
hepsini hepsini izliyordum:) manuellada aynı sahnede ben de tırsmıştım
87 doğumlu olduğu için sanırım, sadece ALF'i hatırlıyorum :))
Pembe Fiyonk, annen o arkası yarınların uzmanıdır kesin, engin bilgilerinden yararlanmak isteriz:)
Ozax, ay bak bizim ev ve zil çalıncayı sen söyleyince hatırladım, hayal meyal bişeyler belirdi kafamda, ama maşallah sendeki de ne kafaymış orjinal isimleriyle:)
Mismetim, o maria-marimar-mercedesgillere bir türlü ısınamadım ben ondandır, psikolojide bastırma diyorlar buna, köşeye bir yere itivermişim demek ki:)) kri kri aşkım ne yaa, nerden aklına geldi:))
Adsız, hafıza mı? aslında alzheimer'dan sadece bir adım ötedeyim ama ne hikmetse böyle işe yaramayan şeyleri hatırladım.
Yelizcim,zavallı çocuklarımız işte böyle bir bilinçaltının kurbanı naparsın:))
Hamide çık aradan:)
bir kaç tanesi dışında hiç birini bilmediğim bir dönem belgeseli tadında olmuş yazın ama çok keyifliydi okuması ...ve okurken tek fark ettiğim bende çocukken seyrettiğim dizilerden filmlerden çizgi filmlerden falan bahsederken senin yazın karşısında benim durumuma düşen insanlar var artık ..içim biraz buruk biraz hüzünlü oldu..yaşlanıyorum vesselam (=
kuzeyde bir yer'i (nothern exposure9 indirmek için neler çektim, hatırlamaz mıyım.sonra tnt verdi tüm bölümleriyle.çok severim.
televizyonkolik olduğumu söylemiş miydim?Ben küçükken annemler oyuncakları önüme atar, televizyonu açar bırakırlarmış beni.Ben de uslu uslu durumuşum.biraz doğuştan biraz da sonradan olma televizyonkoliğim
Tutarsız turşu gece gece adamın asabını bozma yat uyu!:)
Ozax, sen benim kızın halini biliyosun. Sende de uyaran eksikliği sendromu olmasın sonra dikkat et:)))
süper bir yazı olmuş ellerinee sağlıkkk :)banada nostalji yaşattın.. bnmde babam emret bakanım ı cok izlerdi ben gıcık olurdum,esprileri biraz farklıydı evt..bnmde favorilerimden biri ilk öpücüktü sarkısını cok severdim..ama eduardo capetilloyu unuttun ,alcanzarrr:))
bu arada manuela nın müziği kulagımda cınlıyor su an manuelaaaaaaaa alalal manuelaaa :))
:))))biliyorum Reyhan,vardıysa da artık olan oldu.ne olur ne olmaz ben de sonradan kendimi okumaya yazmaya,araştırmaya verdim.verdim uyaranı bünyeye.cin gibi oldum vesselam, allah seni inandırsın:)))
aaayy neredeyse hepsini hatırlıyorumm. mazi kalbimde yara oldu bir an, zaman nasıl da geçmiş.. ah ah, favorim EVİMİZ HOLLYWOOD DA:))
Alf, Cosby ve Manuelayı hatırlıyorum bende aslında manueladan çok isabeli o korkunç hali günlerce aklımdan çıkmamıştı zamanında Alf'in yeri de bambaşkadır ama biz safmışız ya gerçek zannederdik Alf'i falan şimdiki çocuklar hayatta yutmaz böyle şeyleri nostalji oldu valla gece gece :)
http://melodyofcolors.blogspot.com/
Atli karinca diye bir dizi vardi trt'de. Ilkokul ogrencileriydiler Sanirim. Iclerinde zengin simarik ve beyaz eldivenlerle dolasan bir tanesi vardi. Aklimda saclari kalmis daha ziyade.
Bir de bu parmaklarini birkestirince zamani durduran kiz uzaydan kapsulle gelmisti.
Ilk opucuk dizisinde kisa sacli cilgin bir kiz vardi. Bayilirdim ona hatta Tarkan'in Don bebegim klibindeki kizi yillarca o sanmistim. Ilk opucukten aklimda kalan diger sey de mevyeli rujun tadina bakmak icin opustukleri. Nasil merak etmistim ruj tadini Ben dee:)))
Aa melekler sehri de vardi. Oluleri gorup onlarin katillerini bulmaya yardim eden ve huzura kavusturan polis
bu listedne tek hatırladıkalrım bunlar :) cosby ailesi , a takımı ve alf
zenginlerde ağları annem anlatır hep.kızkardeşim evde doğdu annem doğum yaparken dahi o dizi açıkmış ehehe :D ben hastanede doğduğum için bazı dizileri kaçırmış ne yazıkkı :D :) çok severek izlermiş küçükken çizgifilm harici bişey izlediğimi hatırlamıyorum ortaokulda iken de gelir gelmez yemek programlarını izler tarifleri not tutardım :) sonra da müzik dinleyip kitap okurdum hiç yok yani öle dizi olaylarım hee bi ara ortasondayken sanırım natalie oreiro nun oynadığı bi dizi vardı vahşi güzel diye tek pembe dizi tecrübem odur :) :) :) itiraf ediyomm
Gülse, şok şok şok, ben alcanzarı izlemedim:) neyse en azından birinden eksik kalmışım. Yalnız çok enteresan benim görsel hafızam tıkır tıkır çalışırken işitsel hafıza düzeyim yer seviyesinde seyrediyor herhalde. Manuelanın müziğini nasıl hatırladın helal:))
Ozax, hahhaaaha o zaman bizim kız için endişelenmeme gerek yok:)
Modavesaire, evet ya gerçekten çok hızlı geçti. Ben de evimiz hollywood'dacılardandım. Bir de Melrose Place vardı sonradan o da fena değildi.
Melodyofcolors, sorma biz öpüşünce hamile kalındığına inanan nesildik alf'i yutmamız normal:)
Adız, altı karınca sanki 90lara aitti yanlış mı hatırlıyorum? Yalnız öpüşme sahnelerinin hepimizin zihnine kazınması çok ilginç:)
Adsız, melekler şehri ismini anımsadım ama içeriğini tamamen unutmuşum. Dur bi araştırayım ben onu.Aklıma takılır şimdi:)
Tatlı Tuzlı Anılarım, aaa evet evet vahşi güzel, ben onu da izlemiştim. Aramızdaki fark giderek açılıyor tatlım:))
Ah be canım ya nasıl eskilere gittim bu yazıyla.Alf i tek geçerdim.Ama okuldan gelir gelmezde ilk öpücüğü izlemek için ekran karşısında hazır olurdum.Ayrıca Balki'nin mutluluk dansı da hafızama kazınmış.Ellerine sağlık.
cicim ben gençlik rüzgarları yayınlandığında orta okuldaydım o sıralar birbirimize joanna bebeğim kri kri aşkım geyiği vardı .bu arada kız kimsede hatırlamıyo ya o diziyi:)
ay evet atlı karınca hele onu kimse hatırlamıyo ya ordada öğretmen bayan himena vardı.bide zenci fakir bir çocuk sarışın ukala zengin bir kıza aşıktı.ne masummuş yawww.özledim ve çocukluğumu ben gene bunalıma girdim haaaaaa.
resmen beni 8 yaşlarıma ışınladın reyhan alacaan olsun! özellikle de en korkulu rüyamdı o manuella dizisi! annemle halam bayıla bayıla izlerdi, ben de her isabeli gördügümde ellerimle yüzümü kapatır, "gitti mi gittimi?" diye anneme sorar öyle gözlerimi açardım. annemlerin yatagının arkasında isabel oturuyomuş gibi düşünüp o tarafa geçemezdim, ya çıkarsa diye.. ne fena da sesi vardı..
Benim en sevdigim dizi Bizim Ev di. Ordaki Cesi amcaya aşıktım söylemesi ayıp, hey gidiç şimdi baktın mı Cılgın Bedişin Oktay'ından hicbi fark yokmus, cocukluk işte :P
ben 92 dogumluuyum ama bu dizilerin cogunu digiturkte izledim,3-4 yıl önce sadece eski dizileri yayınlayan bir kanal vardı.bide dallas var 80lerdeen.mesela cok içki içen birinee hayırdır sue allen mı oldun? denilirmiş ahahaha.
reyhancım,ne güzel anlatmışsın.keyifle okudum inan ki....
Funda Balki kimdi ki yaa hatırlamadım?
Mismet, sen bunları eski günlüğünden mi buldum kafadan mı hatırlıyorsun?!Höh!:)
Kuşum evet ya ben Bizim Ev'i nasıl unutmuşum, Yekta Kopan'ın "ooo michelle" seslendirmesi hala kulaklarımda. Oktay benzetmesi süperdi ama aklını yerim:)
Adsız, 92 mi, kucağımıza doğmuşsun sen bebeğim:))) Sue Allen evet senin büyük büyük annen bilir onu:)
Oya, okumasan şaşardım:))
pooff hastalıktan ancak okuyabildim 80ler dizi postunu Reyhancımm ellerine sağlık unuttuğumuz dizileri hatırlattın bizi gençliğe çocukluga götürdün tekrar:))Hemen hepsini izledim,özellikle alfe bayılırdım!! Manuelanın merdivenlerin üzerinde duran tablosu geldi aklıma..Bi de Marimar vardı yaa Fernando Hoze Altamiano Del Castio vardı sevgilisi hey gidi günler heeeeeey:)))
Sevgili Reyhan, bloğunu keşfedeli birkaç ay oldu, artık her gün bakıyorum acaba bugün ne malzemeler var Reyhan'da diye! her yazında mutlaka kendimden birşeyler buluyorum, hatta bazıları için ben mi yazdım, biri beni mi yazdı diye düşünmeden edemiyorum. Herhalde yaşlarımız, anne oluşumuz, Ankara'lı oluşumuz, hayata bakışımız benzer! biraz geç olmuş tanışalı ama geç olsun güç olmasın değil mi! :) Gerçekten çok büyük bir zevkle takipteyim, diline, yüreğine, parmaklarına, gözlerine sağlık...
Bu arada bugünkü yazına da bayıldım her zamanki gibi! Hakikaten bu dizilerin hepsi için yaptığın bu müthiş yorumların altına imzamı atıyorum. yine çok keyifli ve çok eğlenceli bir yazı olmuş, çok iyi geldi bu kadar işin arasında! :)
Pellora, Fernando Hoze Altamiano Del Castio mu?? Brezilya kimlik numarasını da hatırlıyorsundur sen:))
Ddeniz, beğenmene çok sevindim, çok mutlu oldum yorumuna da:)) Çok teşekkür ederim.
Bu dünyada en çok sevdiğim dizi COSBY ailesiydi :)
İlk aşkım Macgyver dı :)
İlk öpücük
Muhteşem ikili
Evimiz Hollywoodda :)Dylancı
A takımını hiç kaçırmazdım
Mavi AY aşkına muhabbet kuşumun adını David koymuştum :P
SÜÜPPER BİR YAZI OLMUŞ HEM DUYGULANDIM HEMDE EĞLENDİM ELLERİNE SAĞLIK
Görevimiz Tehlike unutulmamalı! "Senin görevim Jim, eğer tabi kabul edersen...." diye başlayan episodlar....
Bir de düzeltme gerekiyor. Muhteşem İkili Londra'da değil Chicago'da geçiyor. Zira bu bir Amerikan dizisi.
@mayka, teşekkür ederim:)
@aheng-i hengame, hadi ya bana çok british gelmiş demek ki aklımda Londra diye kalmış:))
Yorum Gönder